Niloya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Niloya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ekim 2016 Pazar

Niloya Rüzgar Gülü Hikayesi

Niloya Rüzgar Gülü Hikayesi

Niloya dışarıda koşturup oynarken bir anda rüzgar çıkar. Metelerin evinin önüne geldiğinde Mete ‘ nin yaptığı rüzgar gülünü görür. Başta onun ne olduğunu anlamayıp çiçek zanneder. Mete onun kendisinin yaptığı rüzgar gülü olduğunu söyler. Niloya tepenin arkasında rüzgar gülünün annesini gördüğünü söyler. Mete çok merak edince annelerinden izin alıp gidip yakından bakmaya karar verirler. Murat da onlarla birlikte gitmek ister. Çocuklar gerekli izni alıp tepeye doğru yola çıkarlar. Bu sırada Niloya bir şarkı söyler.

Havalar ısınınca bizi serinletirsin
Çiçekler susayınca bulutları getirirsin
Rüzgar rüzgar
Sonbahar gelince sararır yapraklar
Yerlere dökülünce onları süpürürsün
Rüzgar rüzgar
Bahçede rüzgar gülü ne güzel renkleri
Kocaman yel değirmeni hepsini döndürürsün
Rüzgar rüzgar

Tepeye doğru yol alırken Mete karşılarına ayı çıkmasından korkar. Murat evden çok uzaklaşmadıkları için korkmasına gerek olmadığını söyler. Tam bu sırada çalıların arkasından bir kıpırtı duyarlar. Mete çok korkar. Çok geçmeden onun bir sincap olduğunu görüp kovalamaya başlarlar. Tepeye vardıklarında Niloya'nın rüzgar gülünün annesi zannettiği şeyi görürler. Murat onun bir yel değirmeni olduğunu söyleyince çocuklar çok şaşırırlar. Murat yel değirmeni rüzgardan aldığı enerjiyle buğdayı una çevirir diye açıklama yapar. Çocuklar heyecanla yel değirmenine doğru koşarlar.

Niloya Tospik Hikayesi

Niloya Tospik Hikayesi

Mete evinin önünde ağlarken Murat ve Niloya yanına gelip neden ağladığını sorarlar. Mete cevap vermeden ağlayarak uzaklaşır. Niloya kızıp ben de gidip Tospik ile oynarım der. Murat Tospik'in yeni bir arkadaş bulduğunu söyleyince Niloya merakla koşar. Tospik yanında başka bir kaplumbağa ile uyuklamaktadır. Niloya yanlarına gidip birlikte saklambaç oynayalım der. İki kaplumbağa onu dinlemezler bile. Niloya onlara da kızıp dere kenarına gidip bir şarkı söyler.


Tospik Tospik canım arkadaşım
Hiç yalnız bırakmam hep yanındayım
Tospik Tospik sen ne çok sevimlisin
Seni ne çok sevdiğimi bilmelisin
Kendine arkadaş bulmuşsun
Beni ne çabuk unutmuşsun
Nereye nereye gidiyorsun Tosbikim
Nereye gidiyorsun
Tospik Tospik canım arkadaşım
Gitme birlikte oyun oynayalım
Tospik Tospik canım arkadaşım
Gidersen eğer kiminle oynayacağım

Niloya dere kenarında uyuya kalır. Rüyasında Tosbik'in kendini bırakıp gittiğini görür. Kalkıp hemen onu aramaya başlar. Bulamayınca ağlamaklı olur. Murat yanına gelip Mete'nin neden ağladığını öğrendiğini söyler. Mete kaplumbağasını kaybettiği için ağlamıştır. Bu sırada iki kaplumbağa ağacın arkasından çıkıp gelirler. Niloya Tospik'i yeniden gördüğü için çok mutlu olur. Mete'nin kaplumbağasını alıp ona götürürler. Niloya senin kaplumbağan Tospik ile arkadaş olmuş oyun oynuyorlarmış der. Kaplumbağasına kavuşan Mete çok mutlu olur.

Niloya Halı Hikayesi

Niloya Halı Hikayesi

Niloya annesinin yıllar önce genç bir kızken dokuduğu halıyı görüp seyreder. Üzerindeki renkler ve figürler o kadar güzeldir ki hayran kalır. Kamelyada kitap okuyan dedesi eskiden kızlar dileklerini hayallerini halıya dokurlardı der. Niloya yanına gelen annesine halıya dokunduğun dileğin neydi anneciğim diye sorar. Annesi söyleyemem onu sen bul der. Bunun üzerine Niloya da bir halı dokumak ister ve bir şarkı söyler.

İşte ben de halı dokuyorum
Bu desenler benim hayallerim
Artık ben de halı dokuyorum
Bu desenler benim sevdiklerim
Annemin de bir halısı varmış
Dileğini desenlerle yazmış
Annemin de hayalleri varmış
Düşlerini sırlarını yazmış
İşte ben de halı dokuyorum
Bu desenler benim hayallerim

Niloya dedesinin hazırladığı tezgahta halısını dokuyup annesinin yanına gelir. Halıyı göstermeden önce annesinin dileğini ve hayallerini öğrenmek için bir kaç tahminde bulunur. Fakat bir türlü bulamaz. Daha fazla dayanamayıp senin dileğini bulamadım ama senin için bir halı dokudum anneciğim der ve halısını gösterir. Halının üzerine bütün ailesinin ve Tospik ‘ in resmini dokumuştur. Annesi sevgiyle kızına sarılırken işte şimdi dileğim gerçek oldu der. Niloya dileğin neydi ki diye sorunca sizin gibi güzel , akıllı ve çalışkan evlatlar istemiştim der. 

Niloya Basketbol Hikayesi

Niloya Basketbol Hikayesi

Niloya ve Murat yeni yapılan basketbol sahasına gelip basketbol oynamak isterler. Fakat ellerindeki top futbol topu olduğu için bir türlü sektirip oynayamazlar. Bu sırada Mete de sahaya gelir. Elinde bir basketbol topu vardır. Mete basketbol topu ile futbol oynamak ister.

Niloya yanına gidip topları değiştirmeyi teklif eder. Sen bizim topla futbol oyna, biz de seninkiyle basketbol oynayalım der. Fakat Mete topunu vermeye yanaşmaz. Bunun üzerine Niloya o zaman önce hep birlikte futbol oynayalım, sonra da basketbol oynarız der. Mete bu teklifi kabul eder. Niloya bunun üzerine bir şarkı söyler.

Bir pas ver yakalayayım
Bir pas ver topu tutayım
Bir iki hop
Bütün bir adımda basket atayım
Basket basket basket
Topu yere vur zıplasın
Aman rakibin almasın
Potaya doğru zıplasın
Basket basket basket

Mete inat edip basketbol topuyla futbol oynamaya çalışır. Topa ayağıyla vurunca sert olduğu için ayağı acır. Niloya bu topla oynanmaz Mete hadi basketbol oynayalım der.  Sonra da bizim topla futbol oynarız deyince Mete topu eline alıp basket atar. Hadi basketbol oynamaya başlayalım der.

Niloya İftar Hikayesi

Niloya İftar Hikayesi

Annesi mutfakta yemek yaparken Niloya yanına gelip ne zaman iftar olacak diye sorar. Annesi top patlayınca diye cevap verir. Bu cevap küçük kızın tuhafına gitmiştir. Yerdeki topunu alıp Mete'nin yanına gider. Bahçede top oynayan Mete'ye toplarını saklamaları gerektiğini söyler. Mete merakla neden diye sorar. Niloya büyükler iftar vaktinde top patlatıyorlarmış diye cevap verir. Mete buna çok şaşırır. İki kafadar bütün köyü dolaşıp çocuklara tüp topları saklayalım demeye karar verirler. Bu sırada Niloya bir şarkı söyler.

Mahalleye inelim, herkese söyleyelim, topları gizleyelim
Toplarımızı toplayalım hepsini saklayalım
Sabah olunca yeniden zıp zıp oynayalım
Yakan topu severiz , uçan topu severiz
Topumuzu vermeyiz
Vaktimiz hiç kalmamış
Toplar patlayacakmış
Toplarımızı toplayalım hepsini saklayalım
Sabah olunca yeniden zıp zıp oynayalım

Çocuklar bütün köyü dolaşıp bütün topları bir çuvala koyarlar. Murat yanlarına gelip bu toplarla ne yapacaklarını sorar. Niloya onları saklayacaklarını söyler. Akşam olunca iftar sofrasına otururlar. Bu sırada top patlayıp ezan okunur. Topun patlamasıyla Niloya koşup sakladığı toplara bakar. Hepsinin sağlam olduğunu görünce rahatlar. Annesi durumu anlayıp açıklama yapar. Nen iftar topundan bahsetmiştim , hiç çocukların topu patlatılır mı der. Niloya'nın bu davranışı herkesin çok hoşuna gidip gülmeye başlarlar.

Niloya Kayıp Hikayesi

Niloya Kayıp Hikayesi

Akşam vakit bir hayli geç olmuştur. Babası artık yatma vakti geldi dediğinde Murat ödevlerini yeni bitirmiştir. Fakat proje ödevi olan karton evi yapmaya vakti kalmamıştır. İki kardeş yataklarına giderler. Anne ve babası ikisini de öpüp yatırırlar. Anne ve babası odadan çıkar çıkmaz Niloya kalkıp abisinin ödevini yetiştirmek için işe koyulur. Bütün gece gözünü kırpmadan kağıtları çizip keser. Sabaha karşı masanın başında uyuya kalır.

Niloya bütün gece uyumadığı için kahvaltıda uyuklayıp durur. Annesi bir tuhaflık olduğunu sezer ve kızına neyin var diye sorar. Niloya iyi olduğunu söyleyip apar topar bahçeye çıkar. Ağacın altına uzanıp biraz uyumak ister. Keçi yanına gelip onu rahatsız eder. Niloya şimdi oynayamam seninle, çok uykum var deyip bir şarkı söyler.

Gece geldiğinde gündüz bittiğinde
Uyumalısın sen de tatlı rüyalar içinde
Uykun geldiğinde yorgun düştüğünde
Uyumalısın sen de tatlı rüyalar içinde
Güzel rüyalar gör düşlerinde
Tüm sevdiklerin olsun hep seninle

Niloya bu sefer gidip kamelyada uyumaya çalışır. Fakat bu kez Mete ve Murat onu uyandırıp saklambaç oynayalım derler. Niloya onları kırmamak için kabul eder fakat çok uykusu vardır.
Akşam olduğunda Niloya hiç bir yerde yoktur. Ailesi onu her yerde aramaya başlar. Son bir kez gidip odasına bakmak isterler. Niloya ‘ nın odasında masanın üzerinde Murat için hazırladığı proje ödevini bulurlar. Bu sırada dolabın içinden bir horlama sesi gelir. Dolabı açtıklarında Niloya'yı orada uyurken bulurlar.
Sabah olduğunda Niloya kendini yatağında bulur. Gözünü açtığında karşısında Murat'ı görür. Murat proje ödevi için kardeşine teşekkür eder. Ayrıca onu bulamayınca ne kadar çok korktuğunu söyler. Niloya onları korkuttuğu için özür diler. İki kardeş birbirlerine sarılırlar.

Niloya Civciv Annesi Hikayesi

Niloya sabah kümese Sarı Kanat'a yem vermeye gittiğinde samanların arasında bir yumurtanın çatladığını görür. Bir süre sonra yumurtadan küçük bir civciv çıkar. Niloya sevinçle civcivi eline alıp babasının yanına gider. Babacığım bak yumurtadan küçük bir civciv çıktı der. Babası o Sarı Kanat'ın yavrusu deyince Niloya itiraz eder. Civciv yumurtadan çıkınca ilk beni gördü, onun annesi benim der. Daha sonra bir şarkı söyler;

Niloya Civciv Annesi Hikayesi
Niloya Civciv Annesi Hikayesi
Tatlı civciv sapsarı civciv
Ufacıksın tefeciksin minik civciv
Ufacıksın tefeciksin minik civciv
Hep yemini yiyor cik cik diye ötüyor
Sevimli mi sevimli hep peşimden geliyor
Küçücük gözleri var yumuşacık tüğleri
Çok ta güzel sesi var
Cik cik cik cik ötüyor.

Bir süre sonra Niloya, Murat ve Mete ile birlikte saklambaç oynar. Kucağındaki küçük civcivin sürekli ötmesi yüzünden her saklandığı yerden kolayca bulunur. Daha sonra deve cüce oyunu oynarlar. Fakat civciv yüzünden yine yanar. En sonunda yakar top oynamaya karar verirler. Oyunun ortasında civciv Niloya'nın yanına gelip ötmeye başlar. Niloya civcivin uykusu gelmiş ben onu yatırayım der. Mete civciv yüzünden oyun oynayamaz oldun deyince Niloya civcivi de alıp babasına gider. Civciv annesi olmak çok zormuş Sarı Kanat’ ı bulup civcivi ona vermeye karar verdim der. Bu sırada Sarı Kanat çıka gelir. Küçük civciv gerçek annesinin yanına gidip sokulur. Niloya ve babası çok mutlu olur. 

16 Ekim 2016 Pazar

Niloya Masal Hikayesi

Niloya Masal Hikayesi

Niloya abisinin hediye ettiği resimli masal kitabını incelemektedir. Kitapta küçük insanları fark eder. Ağaçta yaşamaktadırlar. Acaba gerçek hayatta da ağaçların içinde yaşayan küçük insanlar var mıdır? Niloya sorularının cevabını bulmak için masaldaki ağacı aramaya başlar.

Niloya Masal Hikayesi

Niloya bahçede sek sek oynarken Murat'ın sesi ile irkilir. Murat'ın elinde resimli bir masal kitabı vardır. Bu benim eski masal kitabım senin için sakladım der. Niloya abisinin hediyesine çok sevinir. Teşekkür edip okumak için Tospik'i de alıp ağacın altına oturur. Tabi okumayı bilmediği için resimlerine bakıp hikayeyi anlamaya çalışır. Kitabın içinde bir ağaç ev ve küçük insanlar vardır. Hayal gücü geniş olan Niloya acaba bizim ağaçta da küçük insanlar yaşıyor mu diye bakmaya gider. Bütün ağaçları dolaşıp üzerinde kapı arar. Üzerinde bir kovuk bulunan ağaca gidip küçük insanlar orada mısınız diye seslenir. Ona şaka yapmak isteyen  Murat saklandığı yerden evet buradayız der. Eğer bize bir şarkı söylersen ortaya çıkarız der. Bunun üzerine Niloya bir şarkı söyler.

Yaprakları var dalları var
Gövdesi var hem de gölgesi var
İçinde böcekler karıncalar kuşlar
Yuva olur onlara mutlu yaşarlar
Mis kokulu meyveleri var
Hepsinin başka başka rengi tadı var
Gölgesinde dinlenirken insanlar
Şarkılar söyler cıvıl cıvıl kuşlar
İçinde böcekler karıncalar kuşlar
Yuva olur onlara mutlu yaşarlar

Niloya şarkımı söyledim gel tanışalım artık der. Ağacın arkasındaki ses geliyorum der ve Murat çıkagelir. Kardeşinin şaşırdığını görünce o ses bendim, küçük insanlar sadece masallarda olur der. Bu sırada Niloya ağacın kovuğunda bir şeyler görür. İki kardeş dikkatle bakarken içinden bir sincap çıkar.

Niloya Kar Hikayesi

Artık kış gelmiş karlar yağmaya başlamıştır. Yine karlı bir günde Niloya beresini takıp dışarıya çıkar. Nereden geldiğini anlamadığı bir kar topu üzerinde paylar. Niloya etrafı arayıp kar topunu atanın Mete olduğunu bulur. İki arkadaş keyifle kar topu oynamaya başlarlar. Bu sırada küçük bir kedi yavrusunun miyavlamasını duyarlar. Zavallı küçük kedi çardağın altında miyavlamaktadır. Onun acıkmış olduğunu anlayan Niloya ve Mete alıp eve götürürler. Annesi bir kap süt getirip küçük kediye verir. Kedi sütünü içerken Mete ve Niloya kardan adam yapmaya karar verir. Bu sırada Niloya bir şarkı söyler.

Niloya Kar Hikayesi
Niloya Kar Hikayesi

Kar yağdı doldu bahçelere
Üşüdük biraz koştuk evlere
Durma beyaz kar yağ tepelere
Durma beyaz kar yağ derelere
Ne kadar güzel kış mevsimi
Kardan adam  üşümez mi kendisi
Durma beyaz kar yağ tepelere
Durma beyaz kar yay derelere
Durma beyaz kar yağ köylere
Durma beyaz kar yağ şehirlere

Mete ve Niloya kardan adamı tamamlarlar. Niloya kardan adamın kolları da olsa daha iyi olurdu der. Bu sırada küçük kedi iki tane dal parçası getirir. Dallarla kardan adama kol yaparlar. Annesi de kardan adam için atkı ve bere getirir. Kardan adam tamam olunca küçük kedinin annesi çıkagelir. Niloya iki kediye süt verir. Sütünü içen kediler kafalarıyla teşekkür edip giderler. Mete ve Niloya arkalarından el sallar.

Kış gelmiştir. Niloya ve Mete kardan adam yapmaktadır. Yanlarına yavru bir kedi gelir. Oldukça üşümüş görünmektedir. Ona süt verirler. Yardımcı olurlar. Kedi bu yardımlardan çok hoşlanır. Niloya ve Mete’nin kardan adam oyunlarına katılır.

Niloya Misafir Mete Hikayesi

Mete'nin annesi Fatoş teyze Niloyalara misafirliğe gelmiştir. Kapıdaki uzun vedalaşmadan sonra Fatoş teyze evine gider. Annesi Niloya'ya yardımlarından dolayı kırmızı bir kurdele verir. Bu sırada Mete gelir. Niloya arkadaşına az önce annen bizdeydi sen neden gelmedin diye sorar. Mete ben her zaman sizdeyim deyince Niloya yarın bize misafir olarak gel, gelirken kardeşin Elif'i de getir der. Mete tamam deyip giderken Niloya arkasından seslenip gelirken bir de kırmızı kurdele getir der. Bu sırada bir şarkı söyler.

Sildik süpürdük her yeri tertemiz
Mis gibi koktu evimiz
Çeşit çeşit yemekler yaptık
Çünkü geldi misafirlerimiz
Sohbet ettiler durmadan
Güldüler eğlendiler
Öyle çok pasta yedim ki
Keşke her gün gelseler

Ertesi gün Mete ve Elif misafirliğe gelirler. Murat ve Niloya onları ağırlayıp nasılsınız iyi misiniz diye sorarlar. Oturmaktan sıkılan çocuklar "Nasılsın iyi misin daha daha nasılsın" diye şarkı söyleyip oynarlar. Bu sırada onlara kek ve süt getiren annesi gördüklerine şaşırır. Çocuklar kekleri afiyetle yiyip sohbete başlarlar. Sohbet sırasında bir anda yastık fırlatmaca oynamaya başlarlar. Çocuklar oyun oynarken annesi bu kez de meyve suyu ve pasta getirir. Pastalarını yedikten sonra gitme zamanı gelmiştir. Kapının önünde uzun uzun vedalaşırlar. Mete giderken Niloya arkasından hediyeni vermeyi unuttun diye seslenir. Mete cebindeki kurdeleyi arkadaşına verir. Niloya kurdeleyi annesine verip bugün misafirlerimin yanında bana çok yardımcı olduğun için bu kurdele senin der. Annesi çocuklarına sevgiyle sarılır.
Niloya Misafir Mete Hikayesi

Niloya’nın evine misafirliğe gelen Fatoş Teyze gidince, annesi Niloya’ya küçük bir hediye verir. Çünkü bugün çok uslu durmuştur. Niloya da evine arkadaşlarını çağırmayı ister. Mete, Elif ve Mine misafirliğe gelir. Birlikte güzel ve eğlenceli bir gün geçirirler. Tıpkı büyükler gibi…

7 Ekim 2016 Cuma

Niloya Anne Kaplan Hikayesi

Niloya Anne Kaplan Hikayesi

Niloya Anne Kaplan - Gece uyumadan önce annesi Niloya’ya güçlü kaplanın hikayesini anlatır. Hikayeyi çok seven Niloya kaplan olmaya karar verir ve kaplan gibi hayvanlara yardım eder. Ama o kadar çok oynar ki yemek yemeyi unutur. Oysa güçlü kaplanın bir sırrı vardır. Niloya henüz kitabın sonunu bilmediği için sırdan habersizdir.

Niloya Anne Kaplan Hikayesi

Gece yatmadan önce annesi Niloya'ya kaplan masalını okur. Sabah olduğunda Niloya yataktan çıkıp kaplan gibi kükremeye başlar. Ben hayvan dostu güçlü kaplanım deyip dışarıya çıkar. Yavru kedinin yanına gidip "voooaav" diye kükrer. Kedi korkudan ağaca tırmanır. Daha sonra onu indirmek için evden süt getirir. Bir süre sonra annesi Niloya'yı kahvaltıya çağırır. Niloya kahvaltısını hızlı hızlı yapıp kalkar. Annesi bu ne acele diye sorar. Niloya ben hayvan dostu güçlü kaplanım , hayvan dostlarım beni bekliyor der ve bir şarkı söyler.

Tavşan sincap zürafa hepsi yaşar ormanda
Arkadaşları kaplanla yaşarlar neşe içinde
Ağaçların içinde dalların üzerinde
Kimisi yerin altında yaşarlar neşe içinde
Maymun geyik kırlangıç hepsi yaşar ormanda
Arkadaşları kaplanla yaşarlar neşe içinde
Niloya bütün gün güçlü kaplan olup oyun oynar. Gece yatmadan önce annesinden yine kaplan masalını ister. Annesi masalı okuyup kaplanın sırrının anne kaplan olduğunu söyler. Kaplan annesinin yaptığı yemekleri yediği için güçlü kaplan olmuştur der. Dikkatle dinleyen Niloya uykuya dalar. Sabah olduğunda yine kaplan oyunu oynar. Bu kez anne kaplanın yaptığı her şeyi yiyeceğim deyip kahvaltıya iner. Annesinin tabağına koyduğu her şeyi yeyip şimdi daha güçlü bir kaplan oldum der.

Niloya Çoban Mete Hikayesi

Mete ileride bir gün keçilere, koyunlara bakarım diye çoban olmaya karar verir. Çoban kostümünü giyip ağacın altına oturur. Sanki etrafında sürü varmış gibi hayal eder. Bu sırada Niloya yanına gelip oyun oynayalım mı diye sorar. Mete şimdi olmaz ileride çoban olabilmek için hazırlık yapıyorum der. Niloya Mete kendini gerçek bir çoban gibi hissetsin diye gidip keçisini getirir. Tospik ve kendisi de keçi gibi emekleyip melerler. Mete’ nin etrafında dönüp dururlar. Mete şimdi gerçek bir çoban olmuştur. Keçilerinin karnı acıkınca ahıra ot almaya gider. Bu sırada Niloya bir şarkı söyler.

Kuzu ve keçi tepelerde
Çoban Mete nerelerde
Geziyorlar kırlarda derelerde tepelerde
Dinleniyorlar efil efil ağaçların gölgesinde
Kuzu ve keçi tepelerde
Çoban Mete nerelerde
Mete çoban olmuş peşlerinde

Çoban olmaktan sıkılan Mete oyun oynamak ister. Niloya olmaz sen çobansın sürüye bakmalısın der. Mete çoban olmak ne zormuş diye düşünür. Ben en iyisi büyüyünce çoban olayım , şimdi yakalamaca oynayalım der. Bunun üzerine iki arkadaş yakalamaca oynamaya başlarlar.
Niloya Çoban Mete Hikayesi

Niloya Çoban Mete - Mete çoban olmaya karar vermiştir. Bir ağacın altında kendi kendine çobanlık yapmaktadır. Niloya ile oyun oynamamaktadır. Niloya, Tospik ve keçinin yardımıyla Mete’nin gerçek bir çoban gibi çalışmasını sağlar. Ama bu Mete için o kadar da kolay değildir. Acaba Mete çoban olmaya devam edecek midir?

Niloya Denizden Ne Çıkacak Hikayesi

Niloya ve Murat babalarıyla birlikte denize açılıp balık tutarlar. Oltalarını atıp beklerken Murat babasına daha önce balığa çıktığında neler tutmuştun diye sorar. Babası bir keresinde kılıç balığı tuttum, fakat haline üzülüp geri bıraktım der. Kılıç balığı iki kardeşin çok ilgisini çeker. Niloya bir anda kılıç balığı taklidi yapmaya başlar. Hep birlikte gülüp eğlenirken Niloya’ nın oltasına bir şey takılır. Babası oltayı alıp çekmeye başlar. Fakat takılan şey o kadar büyüktür ki bir türlü çekip çıkaramazlar. Niloya acaba takılan şey kılıç balığı mı diye düşünüp bir şarkı söyler.

Oltayı attım denize
Hepsi takıldı peşine
Hamsi tutacağım derken
Kılıçlı balık yiyemem ben
Hamsiyi çok severiz
Her türlüsünü yeriz
Balina mı tuttuk yoksa biz
Hepsini yiyemeyiz
Yunuslar ahtapotlar
Hepsinin evi deniz
Türlü türlü balıklar
Biz hamsiyi severiz

Çocuklar babalarına destek verip hep birlikte oltaya asılırlar. Büyük uğraşlar sonunda nihayet oltayı çekmeyi başarırlar. Çıkan şey karşısında hepsi şaşkına döner. Çünkü bir ayakkabı teki çıkmıştır. Küçük Niloya hiç ayakkabı balığı görmemiştim der. Babası gülerek o balık değil der. Birisi denize ayakkabısını düşürmüş olmalı der. Bunun üzerine Niloya ayakkabıyı alıp ayakkabısını kaybeden var mı diye bağırır. Hepsi birlikte gülmeye başlarlar.
Niloya Denizden Ne Çıkacak Hikayesi

Niloya Denizden Ne Çıkacak Hikayesi - Niloya, abisi Murat ve babası ile teknede balık tutmaktadırlar. Babası geçmişte tuttuğu büyük balıklardan bahseder. Niloya ve Murat çok etkilenir bu anılardan. Bu sırada Niloya’nın oltası ağırlaşır. Belli ki büyük bir balık vardır. Ama çekmesi o kadar kolay değildir. Niloya, abisi ve babası denizde eğlenceli bir macera yaşarlar.

Niloya Karınca Parkı Hikayesi

Niloya kaplumbağa Tospik ile yarış yaparlar. Tospik çok yavaş yürüdüğü için Niloya sıkılıp elma toplayan anne ve babaannesinin yanına gider. Onlara yardım etmek istediğini söyler. Annesi sepeti  alıp elmaları toplayabileceğini söyler. Bu sırada annesi ve babaannesi çok çalışmaktan yorulmuş olacaklar ki yere oturup dinlenirler. Niloya içinden onlara kızar. Elma toplamak carken niye otururlar ki diye düşünür. Elmaları kendi başına toplamaya karar verir. Bu sırada yerde sıra halinde giden karıncaları görür. Karıncalar kış için erzak toplamış yuvalarına doğru gitmektedirler. Niloya onların yorulunca dinlenebilecekleri bir yer yok diye bir karınca parkı yapmaya karar verir ve bir şarkı söyler.

Salıncak kaydırak herkese lazım bir park
Bak orada bir bank
Otur da keyfine bak
Ne de güzel çalıştık
Çalışmaya doyamadık işimize baktık
Ne de güzel başardık
Salıncak kaydırak herkese lazım bir park
Bak orada bir bank
Otur da keyfine bak

Niloya karıncalar için maketlerden bir park yapar. Karıncalar parkı fark etmeden yollarına devam ederler. Niloya hadi bankta biraz dinlenin der. Bu sırada yorgun bir karınca maket bankın üzerine oturur. Daha sonra bankı sırtına yükleyip onu da götürür. Niloya gülerek arkasından bakar. Bu sırada annesi ve babaannesi yeniden elma toplamaya başlarlar. Niloya ‘ yı da yanlarına çağırırlar. Niloya ben karınca değilim biraz yoruldum deyip eve doğru koşar.
Niloya Karınca Parkı Hikayesi

Niloya Karınca Parkı - Niloya elma toplarken, karıncaları fark eder. Hiç durmadan çalışmaktadırlar. Neden dinlenmemektedirler? Niloya karıncaların dinlenmesini ister ve onlara karınca parkı yapar. Bakalım karıncalar bu parkı kullanıp dinlenecek mi?

29 Eylül 2016 Perşembe

Niloya Soğan Hikayesi

Yaz gelip güneş gülen yüzünü göstermiştir. Niloya ve Tospik güneşin altında uzanıp güneşlenirler. Niloya o kadar mutludur ki güneşi anne ve babaannesine göstermek ister. Koşarak eve gider. Pencereden içeriye baktığında masanın başında ağlayan anne ve babaannesini görür. Aslında soğan soydukları için gözleri yaşarmıştır. Niloya neden bu kadar üzgünler acaba diye düşünür. Onları güldürmek için bir şeyler yapmaya karar verir. Zaman kaybetmeden kartondan bir televizyon yapar. Arkasına geçip komik yayınına başlar. Küçük kız başarmıştır. Anne ve babaannesi gülmeye başlar. Fakat bir süre sonra Niloya tekrar gözlerinin sulandığını görüp bir şarkı söyler.

La la la la la la la
Annem babam kardeşim abim
Tüm sevdiklerim hep gülümsesin isterim
Dedem babaannem Tosbikim
Tüm sevdiklerimi hep yanımda isterim
Güneş ışıldar neşeyle
İnsanlar hep gülümsesin diye
Güneş ışıldar neşeyle
Mutlu olsun insanlar diye

Anne ve babaannesini güldürmeye niyetli olan Niloya bu sefer de palyaço kılığına girip gösteri yapar. Yine onları güldürmeyi başarır fakat gözlerindeki yaş kaybolmamıştır. Niloya daha fazla dayanamayıp neden ağladıklarını sorar. Annesi duruma açıklık getirir. Güzel kızın biz ağlamıyoruz, soğan doğradığımız için yaşarıyor gözlerimiz der. Bunu duyan Niloya çok şaşırır. Yarım soğanı kendine yaklaştırır. Böylece kendinin de gözleri yaşarır. Masada duran havucu görüp bu ne işe yarıyor diye sorar. Babaannesi havuç gözlerimizin daha iyi görmesini sağlar deyince Niloya koca bir havucu afiyetle yer.
Niloya Soğan

Niloya Soğan Hikayesi - Niloya’nın annesi ve babaannesi soğan doğramaktadır. Bu sebeple gözlerinden yaş gelmektedir. Niloya bunu görünce onların mutsuz olduğunu düşünür ve büyüklerini eğlendirmek için bir dolu oyun yapar.

Niloya Küsleri Barıştıralım Hikayesi

Niloya Mete ve Murat bahçede yakan top oynarken bir anda Mete ve Murat tartışmaya başlar. Onları uzaktan izleyen Niloya bu tartışmanın sebebinin bir kaç gün öncesine dayandığını bilmektedir. Bir kaç gün önce Mete kırmızı arabasını kaybetmiştir. Üzülmesin diye Murat kendi arabasını ona verip akşam geri getirmesini söylemiştir. Mete akşam arabayı getirdiğinde Murat evde olmadığı için verememiştir. O günden beri arabayı getirdim , getirmedin tartışması yaşamışlardır. İki arkadaş o anda küsüp evlerine giderler. Niloya onları tekrar barıştırmayı kafaya koyar ve bir şarkı söyler.

Canım arkadaşım küstün mü bana
Ne olur küsme haydi gel barışalım
Ne olur küsme haydi gel sarılalım
Canım arkadaşım , canım arkadaşım
Oyunlar oynayalım gülelim eğlenelim
Hiç küs kalmayalım

Niloya hemen işe koyulup kamelyayı bayram süslemeleriyle süsler. Murat gelip onu kendisi için Mete yaptı zanneder. Canım arkadaşım der.
Niloya Mete’ nin evine gidip bahçedeki oyuncakları toplar. Mete onları görüp kendisi için Murat yaptı zannedip mutlu olur. İki arkadaş bir araya gelip sarılıp barışırlar. Murat süslemeler için teşekkür eder. Mete onları kendisinin yapmadığını söyleyip oyuncakları sen mi topladın diye sorar. Murat ben toplamadım der. Acaba kim yaptı diye düşünürken Niloya ortaya çıkıp ben yaptım der. Çocuklar bir daha asla küsmemeye söz verip top oynamaya başlarlar.
Niloya Küsleri Barıştıralım

Niloya Küsleri Barıştıralım Hikayesi - Mete ile Murat küsmüştür. Bu yüzden Niloya onlarla oyun oynayamamaktadır. Abisi ile Mete’yi barıştırmaya karar verir. Her ikisine de küçük birer sürpriz hazırlar. Sürprizleri Niloya’nın hazırladığını bilmeyen Murat ve Mete acaba barışacak mıdır?

28 Eylül 2016 Çarşamba

Niloya Sarı Yapraklar Hikayesi

Yaz bitmiş sonbahar gelmiştir. Ağaçlar sarı yapraklarını dökmeye başlar. Murat ve Mete yere dökülen sarı yapraklarla keyifle oynarken, Niloya yazın bitmesine üzülür. Daldan düşen yeşil bir yaprağı alıp onu saklamak ister. Son baharın gelmediği bir yer bulmalıyım diye düşünür. Eve giderken pencereden anne ve babaannesinin konuşmasına şahit olur. Annesi son bahar geldi yakında yağmurlar başlar der. Bunu duyan Niloya buraya da son bahar gelmiş başka bir yer bulmalıyım deyip ahıra gider. Orada da babası ve dedesinin konuşmalarını duyar. Onlar da son baharın geldiğini konuşuyordur. Oranın da uygun olmayacağını anlayan Niloya kitaplardan yardım almaya karar verir. Kitapları karıştırıp yer altı evlerini görür. Yazı yer altında saklamaya karar verip dedesinden yardım ister. Bu sırada bir şarkı söyler.

Sonbahar son bahar bak esiyor rüzgar
Yaz bitti gidiyor sararıyor yapraklar
Yaşasın son bahar geldi uçurtma uçuracağım
Eğer çok rüzgar eserse bulutlara çıkacağım
Yaşasın son bahar geldi uçurtma uçuracağım
Eğer çok rüzgar eserse bulutlara çıkacağım
Son bahar son bahar sarardı hep yapraklar

Dedesi ile birlikte yere bir çukur kazıp içine tahtadan bir kutu koyarlar. Niloya yeşil yaprağı kutuya koyup üzerini örter. Böylece yazı toprağın altında saklayacağını düşünür. Yağmur başlayınca yarın yine gelirim deyip eve gider.
Ertesi gün Murat ve Mete ile birlikte gelirler. Onlara yazı sakladığını söyleyip kutuyu açar. Fakat yaprak sararmıştır. Çok üzülür. Mete üzülme yaz geri gelecek bu anın tadını çıkar der. Böylece hep birlikte sarı yaprakları havaya atıp oyun oynarlar.
Niloya Sarı Yapraklar

Niloya Sarı Yapraklar Hikayesi - Yaz bitmek üzeredir. Sonbahar geliyordur. Niloya buna çok üzülür çünkü yazı çok seviyordur. Yazın son yeşil yaprağını sonbahardan saklamak için elinden geleni yapar. Sonunda bir yol bulur. Küçük yaprağı sonbahardan saklamayı gerçekten başaracak mıdır?

27 Eylül 2016 Salı

Niloya Arı Hikayesi

Niloya Arı
Niloya Arı
Niloya, Tospik ile birlikte derede yüzünü yıkarken bir bal arısı gelir. Niloya arıdan korkup eve doğru kaçar. Ailesi bahçede kahvaltı yapıyordur. Niloya çok acıktığı için hemen masaya oturur. Masadaki tereyağı ve balı afiyetle yeyip üzerine de bir bardak süt içer. Bu sırada arı yine gelir. Niloya'nın korktuğunu gören Murat kımıldamadan durursan zarar vermez der. Bunun üzerine Niloya hiç kımıldamadan bir süre bekler. Arı oradan uzaklaşınca Niloya masadan kalkıp arıyı takip etmeye başlar. Kırlarda uçan arı bir çiçeğe konup bal toplar. Daha sonra da ağaçta ki kovana doğru uçar. Niloya arıyı adım adım takip eder. Ağaçta ki kovanı görüp ne olduğuna bir anlam veremez. Ta ki yüzüne bir parça bal damlayana kadar. Bunun üzerine Niloya bir şarkı söyler.

Vız vız vız uçuyor arı
Nehirde kırlarda ormanda
Vız vız vız çalışıyor arı
Bal yapıyor sana bana
Topraktan çiçeğe, çiçekten arıya
Toplar arılar hepsini kovanlara
Bal yapmayı sadece arılar bilir
Kovanlar bal dolunca soframıza gelir
Vız vız vız çok çalışıyorlar
Bal yapıyorlar sana bana hepimize

Murat sessizce Niloya'nın yanına gelip sakın korkma der. Niloya artık onlardan korkmuyorum, onlar bizim için bal yapıyorlar, onlar olmasaydı nasıl bal yerdik der ve gülerek uzaklaşır.

20 Eylül 2016 Salı

Niloya Kitap Hikayesi

Niloya Hikayeleri
Niloya Kitap

Niloya Tospik ile birlikte bahçede piknik yapıp güneşlenir. Bu sırada yanına küçük bir tavşan gelir. Tavşan etrafında zıplamaya başlar. Niloya da onun arkasından zıplayıp oyun oynar. Sonra tavşana bizimle piknik yapmak ister misin diye sorar. Piknik sepetinden bir kek alıp tavşana verir. Tavşan keki beğenmez. Bu sefer ballı ekmek ikram eder. Tavşan onu da geri çevirir. Niloya acaba tavşanlar ne yer diye düşünerek eve gider. Murat ve dedesi evin önünde oturmuş kitap okuyordur. Ben de okumak istiyorum deyip Murat ‘ ın kitabını alır. Tabi okumayı bilmediği için bir türlü okuyamaz. Dedesi ona resimlerden oluşan bir kitap hediye eder. Niloya mutluluktan bir şarkı söyler.

Benim güzel bir kitabım var
İçinde çeşit çeşit hayvanlar
Okumasaydım bilemezdim
Ne kadar sevimli şu hayvanlar
Sincap tavşan fil ve zürafa
Aslan kaplan tilki ve zebra
Tosbişime benziyor kaplumbağa
Benim resimli kitabımda

Tavşanların ne yediğini kitabından öğrenir. Dedesine kitap için teşekkür edip tavşanın yanına gider. Ona havuç ve marul götürür. Tavşan yiyeceklere çok mutlu olur.

Niloya Kitap Hikayesi - Niloya Hikayeleri | Çizgi Film Hikayeleri

19 Eylül 2016 Pazartesi

Niloya Yıldız Hikayesi

Niloya Hikayeleri
Niloya Yıldız

Niloya babası ve dedesi ile denize açılmak için hazırlanırken kıyıda bir deniz yıldızı bulur. Onu gece gök yüzünden düştü zanneder. Gökyüzünü inceleyip onun bulutun arkasında yaşadığını düşünür. Var gücüyle üfleyip bulutları dağıtmaya çalışır. Kendi gücünün yetmediğini düşünüp iskeledeki babasına koşar. Baba şu buluta üfleyip dağıtabilir misin diye sorar. Babası buna kendisinin bile gücünün yetmeyeceğini söyleyince bu sefer dedesinden ister. Dedesi bulutların yalnızca rüzgarla dağılabileceğini söyler. Artık denize açılma zamanı der. Niloya,  Tospik ve yıldızı da alıp tekneye biner. Denizin ortasında yıldızı gökyüzüne atar.  Yıldız tekrar kucağına düşer. Kızını gören babası yanına gelip ne yaptığını sorar. Niloya küçük yıldızın gökyüzünden düştüğünü onu tekrar evine yollamaya çalıştığını söyler. Babası ve dedesi gülümseyip onun bir deniz yıldızı olduğunu söyler. Yeni bir şeyler daha öğrenen Niloya yıldızı ait olduğu yere , denize atar. Arkasından da bir şarkı söyler.

Balina yunus kaplumbağa
 Ne de güzel bir dünya
Hamsiler bir arada yüzer tekne altında
Küçük deniz yıldızı yuvana döndün mü
Dalga sesleriyle şimdi mutlu oldun mu

Babası Niloya ‘ nın yanına gelip deniz yıldızı evine döndüğüne göre artık biz de dönebiliriz der. Niloya deniz altında yaşayan canlılara hoşçakal deyip evine döner.

Niloya Yıldız Hikayesi - Niloya Hikayeleri | Çizgi Film Hikayeleri