30 Temmuz 2016 Cumartesi

Gül ve Ece 13. Bölüm

Gül ve Ece
Gül ve Ece 13. Bölüm
Gül ve Ece odalarında oturuyorlardır. Ece yataktan kalkar ve camın önüne doğru ilerler camı açar ve ciğerlerine temiz havayı çeker, bir de bakar ki Tırmık çok sevinir kucağına atlar onun kafasını okşar. Gül'e dönerek biraz dışarıya çıksak nasıl olur? Saçmalama Ece bu saatte dışarıya çıkılmaz, Metin ise kardeşlerinin odasına gelir Gül'ü öper ardından Ece'nin yanına gider onu da öper sonra teşekkür eder. Ece, abi ne oldu da teşekkür ediyorsun? Ne olacak kardeşim bugün benim spor hayatımı kurtardın, yaptığın yanlış olsa bile benim için doğrudur. Ece yeter artık Abi yanlış lafından bıktım usandım, Metin ben sana teşekkür ettim senin üzülmeni istemedim ki senin için nelere katlandım farkında mısın?

Okul müdürü Ece'yi abisini ve maç yapan karşı takımı odasına çağırmış herkesin içinde Ece'ye kızmaktadır. Nedir senden çektiğimiz Abimin takımı kazansın diye bu çocuklara yaptığın doğru mu? Ben bir şey yapmadım ki diyerek kendini savunur, ben onlardan küçüğüm onlar abime ne yapmak istedilerse ben de onlara yaptım, karşı takımdan oyuncular kendi aralarında konuşurlar. Müdür sinirlenir sana ceza vereyim de gör. Ama bana yaptığınız yanlış ben bir şey yapmadım, bu odadan da çıkmayacağım artık yeter herkes yaptığın yanlış diyor. Yaptığım doğru, müdür artık ağlama tamam, ben size kamera kayıtlarını izlemenizi söyleyecektim. Metin ise ben senin yaptığını yapamazdım. Gül ise hep Ece hep Ece yeter birazda benle ilgilenseniz kıskanıyorum ama Ece, müdür bey, annesi ve babası kamera kayıtlarını izlerken nasıl diğer takımdaki çocuklar, nasıl kaçacaklarını bilemediler. Okulda hep birlikte kayıtlar izlenir, yanlış yapanlar hemen buraya gelsin diye bağırır. Ece kamera kayıtlarını izledikten sonra herkesin yüzü şekilden şekle girdi. Müdür bey benimle göz göze gelmemek için nasıl uğraştı kamera kayıtların da neler mi? var.

Haydi izleyelim Ece sadece abisine başarılar dileyecekti o arada kapı açılmış içeriye üç abi girer, aralarında eğer onları durduramazsak kesin maçı alırlar bir abi elindeki şişeyi gösterip ninemin ilacından koydum içsinde tuvaletten çıkamasın diyordu. Ece abisinin elindeki su şişesini alır diğer takımdaki oyuncuların şişesine boşaltmış onlar ise suları içtikten sonra tuvaletten çıkamamışlardır. Yani kazdıkları kuyuya kendileri düşmüştür. Ya abim o suyun hepsini içseydi hali ne olurdu? Ece günlüğüne aslında doğru şeyler yaptığını ama doğru şeyler yaparken yanlış yol izlediğini yazar.

Gül ve Ece 12. Bölüm

Gül ve Ece
Gül ve Ece 12. Bölüm
Ece'nin arkadaşlarına ve okul müdürüne vermiş olduğu en önemli ders. Çok hasta olan arkadaşlarını mutlu edebilmek için ellerinden geleni yapıyorlar.

Eyvah bu ses tonunu hatırlıyorum.
Hiç mi hiç hoşlanmıyorum, kim ne dedi kim ne söyledi?
Ben yanlış bir şey yapmadım ki, oh Ece oh yeter artık ne olur.
Yaptığın yanlışın farkında mısın? Bir gün olsun hata yapma,
Babamın tepesini attırma, ben ister miyim onu üzmeyi.
Her gün azar işitmeyi, yaptığın yanlışın farkında mısın demeyi.
Her ne kadar ikiz olsak da huylarımız farklı aslında.
Birimiz iyi birimiz daha iyi, kötülük yok aramızda.
Gül Ece Gül Ece gül ve Ece.

Nasıl oldu acaba annesi Ece'ye sormakta. Ece ise anne ve babasına çok kırgın olduğunu söyler. Ece'yi seçil ve okul müdürünün karşısın da nasıl küçük düşürdüğüne kızmış ve üzülmüştür. Müdür odasında çocukları toplamış müdür Ece'ye senden ne çok çekiyorum bunun farkında değimlisin? diye kızıyor .

Müdür, babası ve annesini okula çağırmış sizin bu kızınız yüzünden hiçbir iyi günümüz olmuyor. Ece bu ne hal kızım? Ece iyiyim babacığım der. Babası olayın farkında değildir, sizin bu saçlarınızın hali nedir?

Kim kesti bu cezayı sizlere biraz ağır değil mi? Ece açıklama yapar baba bu bizim fikrimiz, arkadaşlarımızdan bazıları diğerlerinin engelleri ile dalga geçiyor buda beni çok rahatsız etti. Müdür kafayı yemiş, burası okul evinizde konuşun ne yaparsanız yapın diye tepkide bulunur. Ben bu çocuğun ailesine nasıl açıklama yapacağım baksanıza ağlamaktan gözleri şişmiş ama bu bir numaradan başka bir şey değildir. Buna inanmayın der, Ece buna gerek yok siz çağırın ben açıklama yaparım, müdür yerinden kalkar ve çok cesursun Ece diye söylemektedir. Öğretmeni Duru ile müdür odasına gelir ve öğretmeni Duru'nun sizlere söylemek istediği sözler var. Lütfen Ece'ye kızmayın çünkü o benim saçlarım büyüyünce saçlarıma takmam için toka hediye etti. Duru bunun karşısında çok duygulanmıştır. Duru ise müdüre sizin hiç kanserle uğraşan yakın tanıdığınız odlu mu? Yo yo da bu hastalıkla nasıl mücadele edilir, biliyor musunuz? Öğretmenim ben hasta olduğum da yani hastalığımın başlangıcında çok üzülüyor ve bir daha iyileşemeyeceğimi düşünüyordum, doktorlarım ilaçlarımdan daha önemli olan mutlu olmandır mutlu olursan daha çabuk atlatacağımı söylediler. Peki siz benim için okul içerisinde bana destek olmak amaçlı ne yaptınız, siz benim ne çektiğimi biliyor musunuz? Annem ve babama ben ne zaman iyileşeceğim diye sormakta onlar ise şey diye yani vakit kazanmak ve zamanı uzatmak için söze böyle başlarlar ben artık her şeyi anlıyorum.

Duru aslında şuan en önemli dersi işliyoruz siz aslında müdür bey küçük hayaller kurup büyük işler yapanı görmüyorsunuz diye tepkide bulunur.

Babası Ece'den özür dilemek için odasına gelmiş, Ece ise annesi ile konuşurken onun kucağında uyuya kalmış babası onu kucağına alır ve yatağına yatırır ve odasından ayrılır da Ece aslında uyumamıştır.

Kalkar ve şunları yazar günlüğüne;

Biz bugün Duru gibi olup onu mutlu etmek istedik arkadaşları ile kafalarına maske takarlar başkaları. Duru arkadaşı ile dalga geçmiş ona destek olmak için kafalarına maske takmışlardır. Bu arada Seçil yanlarına gelir ve hallerine güler. Ece ise buna sinirlenip elinde bulunan maskeye yapıştırıcı döker ve Seçil'in kafasına geçirir ve bundan ders almasını ister.

Kuzucuk Panayır Hikayesi

Kuzucuk
Kuzucuk Panayır Hikayesi
Kuzucuk hamakta sallanırken birden hayale dalar, gördüğü ise elinde oynadığı topun göle kaçmasıdır. Topu almaya gider birde bakar ki panayır kurulmuş, hayal bu Kaplumbağa ise akrobatlık yapmakta. Diğer çadıra bakar Ala inek top üstünde düşmeden yürümekte sonra oradan ayrılır ve Ördekleri görür onlar ise ayaklarına uzun değnekler takmış yürümekte.

Sonra bizim İbikli'nin çadırı gözüne çarpar ve Kuzucuk, hayır diye bağırmakta sanki atlama İbikli der gibi ardından İbikli atlar yerdeki su dolu kovanın içine. Ardından bütün arkadaşları gelmiş Kuzucuk'u alkışlamaktadır. O anda yere bırakıverir kendini hamaktan düşer ve uyanır arkadaşları ona pasta yapmıştır hep beraber eğlenirler.

Canım Kardeşim Zamanı Durdurmayı Denediniz Mi?

Canım Kardeşim
Canım Kardeşim Zamanı Durdurmayı Denediniz Mi?
Galip Bey kızları Mine ve Müge'yi evin bahçesinde bulunan salıncakta sallamakta, Lale Hanım güzel bir kahvaltı hazırlamış herkes kahvaltıya diye seslenir. Salıncaktan inen Mine ve Müge yarış yapıyorlar, ben birinci oldum diye koşuyorlardır. Sandalyelerine oturmuşlar ve hep beraber kahvaltıya başlamıştırlar.

Birinci olan yarışta Mine'dir. Mıncır bu Mine var ya kendisi küçük etkisi çok büyüktür diye konuşur. Müge masada babasına baba öğretmeni kendisinden saat yapmasını istemiş bunu yaparken ise büyüklerinizden yardım alınabileceğini de söylemiş, Müge bu konuda babasının yardımını istemektedir. Mıncır ise evet saat yaparken eğleneceğimizi düşünüyorum demekte bu arada. Müge ise yapacakları saat için malzemeleri hazırlamış gereken makas, yapıştırıcı, düğme, kalem birkaç kağıt ve makara. Galip Bey, Müge'ye saati hangi şekilde yapacağını kare mi yoksa daire mi? diye sorar. Müge, daire şeklinde yapmak istediğini söyler. Bunun ardından çalışma başlar peki baba akrep ve yelkovanı nasıl yapacağız? diye sorar. Galip Bey, siz onu bana bırakın babanızla ne kadar gurur duysanız azdır der. Mine ise saatin ortasına bir düğme yerleştirmiş kenarlarına çıtalardan yapılan akrep ile yelkovan takılmıştır.

Mıncır ise işte kilit soru diyerek Galip Beyin resmini göstermekte, işte bu gördüğünüz Müge'ye verilen ödeve kendini fazla kaptırıp bir baba portresidir. Müge okuldan gelmiş içeri girer girmez kızım öğretmenin beğendi mi? diye sorar ve hep birlikte gülerler. Mıncır ise ben bu aileyi seviyorum galiba diye düşünür.

27 Temmuz 2016 Çarşamba

Niloya Bakarsan Bağ Bakmazsan Dağ Olur Hikayesi

Niloya Bakarsan Bağ Bakmazsan Dağ Olur Hikayesi
Niloya Bakarsan Bağ Bakmazsan Dağ Olur
Niloya dere kenarına en sevdiği pembe çiçeğini sulamak için gider. Çiçeğini çok sevip, gözü gibi bakmaktadır. Avucuna aldığı bir miktar su ile çiçeğini sularken bir taraftan da neşeli bir şarkı söyler.

Bir su verirsen çiçekler sevinir,
İki her yer yemyeşil bitki,
Üç dört beş ve güneş gerekli,
Altı kaplumbağam nereye saklandı,
Yedi bekledim hala gelmedi,
Sekiz dokuz on ne olur Tosbik’im geri dön,
Bir iki üç dört beş altı yedi sekiz dokuz on.

Küçük kız çiçeği ile ilgilenirken bir anda Tosbik’in ortalarda görünmediğini fark edip, her yerde onu aramaya başlar. Az ileride annesi ile ağabeyi arasında geçen konuşmaya kulak misafiri olur. Ağabeyi elindeki çiçeğin bir türlü açmadığını söylüyordur. Annesi ona “Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur” der. Bir anda Niloya’nın gözleri fal taşı gibi açılır. Annesinin söylediklerini yanlış anlar. Tosbik’e bakmadığı için onun bir dağa dönüştüğünü düşünüp, karşısındaki küçük yeşil tepeyi Tosbik zanneder. Zavallı Tosbik ne olur tekrar eski haline dön der. Onu gören ağabeyi annesini yanlış anladığını söyler. Annemin söylediği sadece bir ata sözü der. İçi bir anda rahatlayan Niloya, Tosbik’i bulunca çok Mutlu olur.

Gül ve Ece 11. Bölüm

Gül ve Ece 11. Bölüm Hikayesi
Gül ve Ece
Gül camın kenarında Tırmık’ı görür ve Ece'ye bu hasta mı? diye sorar. Onu sevmek ister ama o çok masum bakar, Ece ise oturduğu yerden fırlayarak kalkar ve Tırmık, Ece'yi görümce kucağına doğru atlar. İnsanlar gördüklerine hayvanlar ise hissettiklerine inanırlar. Mesela Tırmık seni gördüğünde katçı mı? Hayır fikrini değiştirip bana gelmedi seni ben sandı sonrada hislerine güvenerek ben olmadığını düşündü, onun için vazgeçti kucağına gelmekten vazgeçti. Dün yaptığının farkında mıydın? Ece ne yaptım ki? Daha ne yapacaksın annemin hazırladığı kışlık yiyecekler buzlukta ne varsa hepsi eridi.

Metin ise ayağını dışarıda maç yaparken ayağı krampon ayakkabısının ipine takılır ve düşer ayağı çok ağrımaktadır. O ne kokuydu öyle Gül ile Ece bunu konuşurlarken babası Ece diye seslenir, bir günde içeriye bağırmadan girsen olmaz mı? Babası nasıl böyle bir şey yaparsın? Hanım biz boşanıyormuşuz... Nine lafa girer ben burada kalıyorum diye mi? Bu kararı aldınız? Ece, ninem ve Elife teyzenin konuştuklarını duyunca ben de böyle bir karar aldım ama Ali amca da hiç sır saklamasını bilmiyor. Bir de büyük olacak bu büyüklere ne zaman güveneceğim anlayamıyorum. Elife teyze eskiden böyle miydi? Elektrikler olmazdı herkes bir arada oturur akşam yemeği sonrası muhabbet ederdi, Çocuklar ders çalışır yanlış yaptıklarında hemen büyüklere sorulurdu. Çok güzel günlerdi o zamanlar. Ece ise Ali amcasına gider ve ondan yardım ister o da yine bir yaramazlık yapacaksın beni de sana uymam için beni kandırıyorsun. Ali amca beni dinler misin? Annem ile babam her gece kavga ediyorlar. Peki kızım benle ne alakası var siz elektrikleri kapatın ama sadece siz tamir edecek şekilde eğer siz bunu yaparsanız onlar bizimle beraber bir arada kalırlar ve ayrılmazlar. Babası bu durumu öğrendikten sonra sen bizi nasıl küçük düşürürsün, yaptığının farkında mısın? Biri bizi uyandırsın bu duyduklarım çok kötü, Ece onların ne düşündüklerine önem veriyorsunuz da. Neden benim ne düşündüğüme önem vermiyorsunuz? Benim sayemde çok güzel bir gece geçirdiniz, keşke elektrikler her gece gitsin diye konuşan sen değimliydin?

Annesi o gece çocuklara şunları anlatır;
Siz küçük iken her gece size ninniler söyler sizi uyuturdum. Metin ise onlar iki tane ben niye bir taneyim deyip ağlardı. Bizim ismimizi kim verdi? Annesi biz size Gülşah ismini koyacaktık, siz iki tane olunca biz de ismi ikiye ayırdık birinize Gül diğerinize Şah ismini verdik. Şah’ın anlam karşılığı Ece olduğu için bu şekilde koyduk.

Peki benim adımı kim verdi? diye sorar Metin;
Deden Beşiktaşlı Metin'i çok severdi. Annen ile baban da dedeni kırmadı, deden ise onun adını koydu. Bu arada salona babası gelir. Ben yokken ne konuşuyordunuz? Bizim isimlerimizi kim koydu diye konuşuyorduk. Hay Allah biz size bunları daha önce anlatmadık mı? Nasıl anlatacaksın baba, herkes farklı şeylerle uğraşıyor nasıl konuşacaktık? Ninesi söze başlar Metin oğlum ben sana ninni söylerdim deden de karşında top sektirirdi, oğlum öğrensin diye hep birlikte kahkaha atarlar...

Ece ise günlüğüne şunları yazar; bir misafir geldiğinde hep beraber oturuluyor da bizim için neden vakit ayrılmıyor? Annem iş yapmasa, babam okumasa haber izlemese, ninem örgü örmese ne olurdu? Ben yanlış bir şey yapmadım sadece yanlış yolu izledim babam her zaman ki gibi bana kızdı.

Gül ve Ece 10. Bölüm

Gül ve Ece 10. Bölüm Hikayesi
Gül ve Ece
Gül kafasını yorganın altına koymuş ve yardım et Allah’ım diye dua ediyor. Çünkü çok korkuyordur, hiçbir şeyden korkmayan Gül şimdi ise korkudan titriyordur. Gül şu Asya'nın haline bak hiçbir şey anlamıyorum sinir oluyorum. Şu Zehra teyzeye ninem onunla nasıl anlaşıyor acaba, Küçükken bizi nasıl korkutuyordu hatırlıyor musun? diye konuşurlar aralarında. Ece odasına gitmek için salondan ayrılır. Gül’e ise sen de gel Asya’yı alıp odamız da oynayalım tamam mı? Kendi aralarında plan yapıp Zehra teyzeyi korkutmuşlar o da bu şaka karşısın da bayılmış ve yere düşmüştür. Annesi Zehra teyzeyi yerde görünce hemen Gül'ü çağırmış Ece nerede? diye sormuştur. Ece bir çarşaf altına saklanıp Zehra teyzeyi hayalet varmış gibi onu korkutmuştur.

Bu şakayı Gül'e de yapmış, Gül annesine bunu söylemiş ve Ece ev halkının tepkisinden kurtulamamıştır. Akşam babası eve geldiğin de Ece Ece yeter bu ses ile korkan Metin topa öyle bir vurur ki vazo yere düşüp kırılır. Senin yaptığına bak Metin bunun parasını senin harçlıklarından keseceğim, Metin se baba bari beraber ödesek der. Babası, Ece'yi uyarır bu gün yaptıklarının farkında mısın? Zehra teyzenin tansiyonu yükselmiş hastane de yatmakta, ben bir şey yapmadım aslında Zehra teyzenin yaptığı çok yanlıştı aslında. Zehra teyze gelini Asuman’a şu çocuğuna sahip çıksan bak ne yaptı Asya'ya... Hemen otur yerine bak seni öcülere veririm diyerek korkutur. Asuman gelin öcü yoktur kızım Zehra teyze yine duramaz Asya'ya sus bakalım polisi ararım seni alıp götürürler. Asuman anne neden böyle yapıyorsun? Çocuk çok korkuyor dese de Zehra teyze hala ısrarcıdır. Sus yine ağlıyorsun şimdi seni doktora götürüp iğne yaptırırım. Annesi Asya'ya anlatır, kızım doktorlar hastaları iğleştirmek için vardır. Korkutmak için değil ağlama sen, kızım bunun ardından Ece, Gül'ün kulağına fısıldar, sen Asya'yı alıp buradan çık gerisini bana bırak anladın mı şimdi beni? Baba kimmiş hatalı olan Zehra teyze mi, yoksa ben mi? Babası çok sinirlenmiş ya bir şey olsaydı annesi Ece'yi alıp onun odasına gider. Kızım Zehra teyze böyle bir hata yapsa bile sen yapmamalıydın o zaman aramızda bir fark kalır mı? Ece annesinin söylediklerini düşünüyordur. O zaman neden büyükler küçüklere doğru yolu gösterirken yanlış yapıyorlar otur yerine yoksa seni öcülere veririm gibi diyeceğine kızım kalkma yere meyve suyu dökülür deseler ben Asya'yı öğle görünce çok üzüldüm ne yapayım?

Gül ile korkuları gelmiştir. Akıllarına Zehra teyzeler bize gelirdi yada biz onlara giderdik biz korkumuzdan yerimizden kalkamazdık, nereden öcü çıkacak ne zaman polis gelip bizi götürecek ne zaman iğne yapılacak? Kımıldayamazdık bizi öyle korkuturdu ki Zehra teyze annemin de dediği gibi belki doğru yolu seçmedim ama eminim Zehra teyze bir daha öcü kelimesini ağzına alamaz. Asya da korkmadan büyür, büyükler büyüklüğünü bilsin büyük gibi davransın bizim ise küçük olduğumuzu unutmasınlar.